bununla beraber

adv. at the same time, nevertheless, nonetheless, nontheless, therewithal, withal
* * *
nonetheless

Turkish-English dictionary. 2013.

Look at other dictionaries:

  • MAA-HAZA — Bununla beraber. Bununla birlikte …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • amma velakin — bağ., esk., Ar. ammā + ve + lākin 1) Ancak, bununla beraber, bununla birlikte 2) Ne var ki …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • engellemek — i 1) Bir şeyin gerçekleşmesini veya yapılmasını önlemek Bununla beraber, gülüşünü engelleyen değil, değiştiren bir şeyler de vardı. T. Buğra 2) sp. Güreşte hasmı çaprazda sürerken düşürmek için ayağına basmak veya topuğuna ayak takmak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • kaçamak — 1. is., ğı, hlk. Mısır unundan yapılan yağlı bir yemek 2. is., ğı 1) Hoş görülmeyen bir şeyi ara sıra yapma İnan bana, erkeğin elinde armağanla gelmesi, kaçamağını bağışlatmak içindir. A. Kulin 2) Bir şeyi belli etmeden, gizlice yapmaya çalışma… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • mütekâsif — sf., esk., Ar. mutekāṣif 1) Yoğunlaşmış, koyulaşmış Fikirleri mütekâsiftir, bununla beraber beyni rahatsız etmez, kafayı yormaz. A. H. Çelebi 2) kim. Derişik …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • rahatsızlık — is., ğı 1) Rahatsız olma durumu, tedirginlik Bununla beraber, içimde bir rahatsızlık var, unutulmaktan korkuyorum. H. E. Adıvar 2) mec. Hastalık Atasözü, Deyim ve Birleşik Fiiller rahatsızlık duymak rahatsızlık vermek …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • salmak — i, e, ar 1) Bağımlılığına, tutukluluğuna veya baskı altındaki durumuna son vererek serbest kılmak, bırakmak, koyuvermek Derhâl kapının zincirini salıvererek kanadı arkasına kadar açtı. E. E. Talu 2) İvedilikle yollamak, hemen göndermek Bununla… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • pay çıkarmak — bir olay veya durumdan gereken deneyimi kazanmak, tutulacak yolu belirlemek Bununla beraber muhtar, bu vakadan köyün davası için bir pay çıkarmayı ihmal etmemektedir. R. N. Güntekin …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • BÂ-VÜCUD Kİ — f. Bununla beraber, böyle iken …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • MAAZALİK — Şu var ki. Bununla berâber …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • birlikte — zf. 1) Bir arada, beraberce, hep beraber Doğrandı mübarek vatanın bağrı sebepsiz / Birlikte bugün bulmalıyız derdine çare. T. Fikret 2) Yanında, beraberinde Kitabınızı birlikte getirdiniz mi? Birleşik Sözler birlikte yaşama bununla birlikte …   Çağatay Osmanlı Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.